16 Haziran 2012 Cumartesi

Sapan'ın Açıklamaları Gündem Yarattı

CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan'ın geçen hafta içerisinde dile getirdiği "Antalya'nın topraklarının Konya'ya verilmesi konusu" Sözcü Gazetesi yazarı Necati Doğru tarafından kaleme alındı.

11 Haziran 2012 Pazartesi 13:12
Sapan'ın Açıklamaları Gündem Yarattı
 Rahminde ticari taş keşfedilince Antalya toprağına kürtaj yapıldı!

 

Teşbihte(benzetmede) hata aranmaz. Ankara’da keskin neşterli üç büyük cerrah (Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan, İçişleri Bakanı Şahin) Antalya’nın toprağını kürtaj yaptılar. Üçlü kararname hazırladılar, imzaladılar.  

Antalya’yı daralttılar.

Konya’yı genişlettiler.

Tepeden inme sınırı değiştirdiler.

Toprağında mermer ve benzeri ticari değeri olan kıymetli taş keşfedilince; Antalya’nın 13 kilometrelik toprağını Konya’nın rahmine yerleştirdiler.

İkisi de memleketin şehri.

Konya’da muhterem bir kent.

Antalya’da saygıya değer şehir.

Elleri neşterli üç isim de memleketin seçilmiş en yüksek mevkilere gelmiş devlet adamları. Üç devlet adamı, sınır değişmesi gerekiyorsa bunu Konya ile Antalya’nın İl Özel İdarelerine, mahkeme karalarına, kadastro çalışmasına neden bırakmadılar da  “üçlü kararnameyle” Antalya sınırlarını daraltıp Konya sınırlarını büyütme ihtiyacı duydular?

Gerçekten sır dolu bir kürtaj.

 

Antalya’nın 6 AKP milletvekili var.

6’sı da susuyor.

Antalya’nın daralmasını kabulleniyor.

Kürtajı görmemezlikten geliyorlar.

Meraklanıp, şüphelenip sormuyorlar.

 

Xxx

 

Antalya’nın CHP’li  Milletvekili Yıldıray Sapan, onu seçip meclise gönderen kentinin daraltılmasının altında “yandaş, partidaş mermerci işadamlarına rant aktarma ve işletme ruhsatı kazandırma” çabasının yattığını sezmiş olmalı ki, Meclis’de İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e soru sordu:

Neden daralttınız şehrimizi?

Neden Konya’ya transfer ettiniz kentimizin toprağını? Bakan Şahin, cevap vermedi. Antalya’nın İl Genel Meclisi üyeliğine seçilmiş temsilcisi Ali Erkan da“Danıştay’da bu sınır değiştirme kararının” iptal edilmesi için dava açtı. Ali Erkan ile konuştum. Şunları anlattı: “Tüm insanlık için bir nimet olan bu tabiat toprağının altından  taş ya da mermer çıkartıp satacaksak çok sıkı denetim, önlem, bilinç gereklidir. Ben bu topraklarda doğdum, büyüdüm, her karışını, rüzgarını, yağmurunu, kokusunu bilirim. Ankara’dan “üçlü kararname” çıkartanlar mekan ismi uydurmuşlar. Kararnamede geçen bütün tepe isimleri hayali…Böylece Davlaşa Tepesi Konya’ya geçince Konya İl Özel İdaresi’nden işletme ruhsatı aldılar. Şimdi bu bulunmaz doğayı öldürme pahasına mermeri çıkartıp büyük bloklar halinde günde 6-7 TIR dolusu götürüyorlar. Mermer ocaklarının işletilmesi hakkını Ankara’da Enreji Bakanılğı’ndan alan işadamları belli ki  “Lobi” yaptılar. Lobi’nin başının Konya milletvekili Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olduğunu duyuyoruz”

 

Xxx

 

Bu duyum hüzün verici.

Değerli taş lobisinin gücü.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanı ve Dışişleri Bakanı’nı “Antalya toprağını kürtajlamaya” ikna edebiliyor.  Şu sırada dünyaya en fazla değerli taş ihracatını Türk işadamları yapıyor. En çok da Çin’e satıyorlar. Tonu ortalama 580-600 dolara…Türk mermerciler genellikle, taşı topraktan bloklar halinde çıkartıp, kesip işlemeden gönderiyor. İtalyan işadamları aynı kalitede taşı 900 dolara satıyor.

 

NECATİ DOĞRU SÖZCÜ GAZETESİ 11.06.2012

 

 

Antalya'nın 1000 yıllık toprağı bir gecede Konya'nın malı yapıldı

 

Tapu delindi. Tarih delindi. Toprak delindi. Adalet delindi. Hakkaniyet delindi.  Antalya’nın 1000 yıllık mülkü, bir gecede Konya’nın malı yapıldı. Tepeden bir kararla “tapuyu delerek, toprağın sınır çizgisini değiştirip dilerek, kanunu ve adaleti anlından vurarak” Antalya’nın 13 kilometrelik arazisini, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, imzaladıkları “üçlü kararname” ile bir gecede Konya’nın yapıverdiler.

Yazdıklarımın hepsi belgelidir.

Antalya toprağını kürtajla aldılar.

Konya’nın rahmine koydular.

Niçin yaptılar, hangi amaçla ve hangi çıkara hizmet için “üçlü kararnameyi” jet hızıyla imzalayıp çıkardılar? Anlatacağım. Ben bu eşsiz güzellikteki tabiat parçasını bilirim. Gitmişliğim, gezmişliğim, görmüşlüğüm ve hayran kalmışlığım vardır.

Doğa severler.

Şairler, edebiyatçılar.

Çevre bilimciler (ekolojist)  herkes bu tabiata aşık olur. Burası Antalya  Altınbeşik Milli Parkı’nın toprağıdır. Altında Altınbeşik Mağarası ağzından başlayıp Beyşehir Gölü’ne kadar uzanan, 5 milyar yıl önce oluşmuş, dünyanın bilinen ikinci büyük yer altı gölü vardır. Toprağın üstü her biri 600-700 yaşında (en genci 300 yıllık) sedir, ladin, ardıç ağaçları ile kaplıdır. Benzeri hiçbir yerde bulunmayan bitki ve çiçek türünün toplandığı “Gembos endemik bölgesi” de buradadır.

 

 

Xxx

 

Burası kardelenler da yatağıdır.

Kardelenler çiçek açtığında bölgenin Ibradı Belediyesi her yıl mart ayının son haftası ile nisan ayının ilk haftasında “Kardelen Festivali” düzenler. Doğa hayranları“Davlaşa Tepesi”nde tabiatın güzelliğine mest olurlar.

Zümrüt yeşilidir görüntü.

Sabah güneşin ilk ışıkları vurur.

Atlas atlas halelenir kardelenler.

Yeryüzündeki cennetti burası.

Davlaşa tepesini ve Altınbeşik Milli Parkı’nı örten bu zümrüt yeşili cennet görüntü şimdi  delik deşik, yer yer grileşen, yer yer kahverenginden siyaha dönen bir kuru kafaya benzemeye başladı. Kore malı susuz mermer kesicilerin çıkardığı undan ince toz bulutları,  600-700 yaşındaki sedir, ladin, ardıç ağaçlarını ve endemik bitkilerle her türden çiceği zalimce sarıyor ve Altın Beşik Milli Parkı, gün gün, saat saat  ölüme gidiyor.

 

Xxx

 

Davlaşa Tepesi’ni de içine alan 13 kilometrelik “Gembos-Dereağzı Mevki” Selçuklu ve sonra Osmanlıdan beri Antalya sınırı içindedir. Cumhuriyet kurulduğunda 1941 yılında Antalya-Konya sınırı çekilince “Gembos-Dereağzı-Dallaşa Tepesi” yine Antalya sınırı içinde kabul edildi. 1987’de “orman bölgeleri”belirlenirken de Antalya’nın malı diye yazıldı. 2000  yılında tapu-kadastro geçtiğinde de Antalya’nın mülküdür diye kayıt edildi. 2005 yılında açılan dava sonucunda mahkeme Antalya’nın mülüküdür diye karar aldı. 1000 yılıdır Antalya’nın olan bu topraklar, 2011 yılının aralık ayında “üçlü kararname” ile  bir gecede Antalya’dan alındı ve Konya’ya verildi.

Burada mermer yatakları bulundu.

4 şirket Ankara’dan işletme izini aldı.

Antalya İl özel İdaresi’nin “bu cenennet parçasını mermer tozuyla ölüme terk edemeyiz, mermerciye burada ruhsat veremeyiz”  çevreyi gözeten tavrı hesaplanarak Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanı “üçlü kararnamesiyle” 13 kilometre Antalya Toprağı Konya’nın malı yapıldı.

Antalya’dan rant aktarıldı.

Neyin karşlığı yapıldı.

Neden böyle yapıldı?

Yarın yazacağım.

 

NECATİ DOĞRU SÖZCÜ GAZETESİ 10.06.2012

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

ANKET Sonuçlar Tümü

?Antalya Milletvekillerinden hangisi daha çok Antalya için çaba sarf ediyor?

NAMAZ VAKİTLERİ

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:

KARİKATÜR

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV