Başkan Ülken, CHP’nin demokrasiye olan inancının, oluşumu ile birlikte yerleştiğini ve hiç eksilmediğini de belirterek şunları söyledi: “Diyebilirim ki dünyanın hiçbir yerinde bu şekilde birbiriyle kaynaşan, tanışan partililerin kıyasıya bir mücadele ile sandığın içinden çıkmasının meşruiyeti . İte CHP’nin o ilk demokrasiyi getiren yani 1946’dan sonra kendinin iktidardan gideceğini bilerek ki; bu da dünyada ilktir. Bakın bunun altını çiziyorum. Bir Kuvay-ı Milliye mücadelesiyle seçilmiş gelmiş, o şartlarda oluşturulmuş bir meclisin bu iradeyi ey halkım ben kendimi sorgulamak için ikinci bir parti noktasında sandığa gidiyorum demesi, CHP’nin o demokrasiye olan inancı, ona olan sadakati, onun meşruiyeti noktasında çok nettir. Şimdi demokrasi kavramının önüne birileri bir şeyler ekliyor. Bakıyorsunuz toplumumuzda çok önemli kutsal değerler üzerine önümüze getiriliyor. Ilımlı İslam, İleri Demokrasi, Yeni Demokrasi. Öyledir ki; bana göre bu kavramların kendisi çok önemli, bunların önüne bir eklenti yaptığınız zaman orda bir Alicengiz oyununa bakmak lazım. Yani İslam’ın ılımlısının anlamı yok, demokrasinin yenisini de, ilerisinin de anlamı yok.”
Ülken, kendisinin listede olmasının zorunlumu olduğu yönündeki soruya ise şu karşılığı verdi: “Normalde bir il başkanını her iki listede yazar. Etik olarak bu böyledir. İtiraf edeyim öteki listeye de arkadaşlarım beni yazmışlardı. Oradaki farkın önemi olmayacaktı, ben kullanılan tüm oyları almış olacaktım. Ama istemedim. Düşündüm ki ben bir düşünceyi temsil ediyorum. Ben tarafım. Partililerin içinde taraf değilim yanlış anlaşılmasın. Bizim mahallemizde iki liste çıkmasına bile gerek yoktu. Antalya’nın en büyük mahallesi 328 üyemiz var. En fazla delege sayısına sahip mahalle 19 delege var. Ama ben özellikle arkadaşlar arasında taraf olarak kendimi aynada görmek istedim. İl başkanlığım sürecindeki kendimizi aynada göreceğimiz en güzel tablolardan biri budur. Meşruiyet budur.
Benim nezdimde, temsil ettiğim CHP açısından genel başkanımızı temsil ediyorum. Ben CHP’nin düşüncesini temsil ediyorum. Ben beni temsil ediyorum, benim tarzım bu. Buna ne diyorsunuz arkadaşlar sorgulamasıydı o. Sonucunda şu oldu, mahalledeki 328 arkadaşımızdan sadece 15 tanesi Antalya’dan ayrılmış veya ölmüş. Geri kalan arkadaşlarımızın tamamına ulaştık. Ciddi bir katılım olsun istedik. Hemen hemen hepsine ulaştık. Ancak, farkındaysanız o gün biraz yağmur yağdı. Bir de Şirinyalı’da Antalyamız’ın elit, bürokrat esnaf insanları oturur. Katılımı az sağlayabildik. Yaklaşık 90 kişi katılamadı. Katılsaydı o fark çok daha fazla olacaktı biliyorum. Ben de rahatladım, kendimi orada sorguladım. Buradan tabii şu anlam çıkmasın. Bu önemlidir, bir aynaydı. Ben oradan çok dersler aldım.”
Türel, “Kimsenin keyfi için 35 milyonu sokağa...
Alperenler Emperyalizmi Konuştu
“Daha Adil ve Eşit bir Dünya İçin Yanımda...
Prof. Dr. Mazhar Bağlı: “Devlet, millet ile...
Antalya Ak kadınlardan piknikçilere ziyaret
Elif İstek 'CHP’li belediyeler kaos içinde'...
Menderes Dal, CHP Antalya İl Başkan Adaylığını...
Menderes Dal adaylığını açıklıyor
Yorumlar