banner19

banner23

banner18
01 Kasım 2014 Cumartesi

AKSU’DA BAŞPEHLİVAN YEŞİL YEŞİL OLDU

Tayyip Erdoğan ve telefon konuşmaları

04 Mart 2014, 23:19
Tayyip Erdoğan ve telefon  konuşmaları
Siyaset ve Kulis
You tube’den link gelmiş, Klas Tv’nin mail adresine. “klas medya, bu videoları gördünüz mü?”, "BAŞÇALAN Erdoğan'ın Yalanlarının ve Yolsuzluklarının Kaydı yükleyen: BA$ÇALAN" şeklinde bir gönderi bu...


Ben de ilk kez gündemdeki konuşmaları izleyecektim ve izlemeye başladım. Ben hayatımda hiç AKP’ye yani Tayyip Erdoğan’a oy vermedim. Aynı zamanda agresif ve saldırgan bir tutum da sergilemiyorum kendisine. Ben biliyorum ki, koşullar insanların nasıl davranacaklarını önemli ölçüde belirliyor. Yaptıkları olumsuz işlerini, kişisel değil, düzenin sağladığı sonuçlar olarak algılıyorum.  Yani ne düşmanlık besliyorum cahil bir kafanın aklı ile ne de alkışlıyorum. 

Gelelim telefon kaydına. Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal arasında geçtiği iddia edilen konuşmaları dikkatle dinledim. Durdurdum, kıyasladım bir kez daha dinledim. Günlerdir konuşulan ve ciddiye alınan konuşmalar bu olamaz diye düşündüm. Başka ses kayıtlarını da inceledim. Medyada, siyasi zeminde günlerdir yapılan tartışmaların, gündemin hepsinin birer uydurma olduğunu fark ettim.Sürekli "filan" diyen bir ses var. Sürekli "şeyler" diyen bir ses var. Doğal olması için ses vurgularının abartılı hali var. Babasına "baba" demeyen bir oğul var. Her yer saçmalık ve berbat bir kurgu-montaj... Ne konuşmanın konusu telefon konuşmasına uygun ne de konuşmaların kurgusu uygun. Başbakanın sesine teknik müdahale ile benzetilen berbat bir tiyatro bu...

Çünkü konuşmalar tamamen tiyatral bir kurgu içinde hazırlanmış ve dönüştürülmüş seslerden ibaretti. Kısacası ses kaydı bahsedilen gerçek kişilerden değil, başkalarının sesi dönüştürülerek hazırlanmış, sahte bir kayıttan ibaret… Bence bu durumu siyasetin tepelerindeki kişiler zaten biliyor. Ama bir satranç oynanıyor. Vatandaşların birçoğu da sanki Erdoğan’ın konuşmalarına şahitmiş gibi sosyal medyada ver yansın ediyorlar. Hani muhalif kanat gözünü bağlayıp, kulağını kapatıp, eline kılıç alıp sallıyor ya bilip bilmeden, öyle işte…

Ben 21 yıldır televizyonculuk yapıyorum. Kurgu nedir? Montaj nedir? Gayet iyi biliyorum. Hele kurgulu konuşmayı çok iyi bilirim ki bu bizim mesleğimizde çok geçerlidir. Ayrıca, Recep Tayyip Erdoğan yani Başbakan, kriptolu kriptosuz böyle bir konuşmayı yapacak kadar saf olabilir mi? Ben dahi, özel olacak konuşmalardan telefonda sakınırken…
 
Elbette yakınında en güvendiği biri vardır ve müdahale eder. Ki askerin, ordunun tüm yetkilerini bir çırpıda değiştirirken, yargıyı dizayn ederken, emniyeti birkaç günde hizaya getirirken, kendisinin yapacağı hatayı bilemeyecek kadar saf olabilir mi? Evinin aranamayacağını da bilir, buna cesaret edebilecek kişileri de oraya varmadan durdurabilir. 

Agresif muhalefet hani, “diktatör” diyordu! Zaten diktatör kadar güçlüyse, oğlunu arayıp kamyonet dolusu paraları bir gecede dağıtmayı neden gerek görsün? Bu saçmalık.



Ne taraftan bakarsanız bakın, eğer suçlamak için bahane aramıyorsanız, kasette-videoda konuşan kişilerin Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu olmadığını anlamak için çok zeki olmaya da gerek yok. 

“Hah! Tamam! Şimdi Erdoğan’ın açığını bulduk” demek isteyenlere de bir şey anlatmak zor elbette. Şimdi bana, bunları yazdım diye “yalakalık” yaptı diyecekler. Çünkü onların literatüründe başka bir kelime yok. 

Küfür ederek, hakaret ederek yaklaşan bir insanın eğitim seviyesini (öğrenim değil) çok merak etmem. Bilirim ki hakaret edecek kadar cahildir.

Halbuki, uluslar arası güç haline gelmiş küresel sermayenin nasıl ülkelere girdiğini, ellerindeki güçler sayesinde ülkeleri nasıl dizayn ettiklerini ve bu zaman ve bu durum içinde yapılacak çok şeyin olamadığını, bunun bir süreç olduğunu, tüm dünyadaki devletlerin bu küresel güç karşısında varlık gösteremediklerini bilmeleri gerekiyor.  3 Bin yıldır strateji uygulayan, düşünen, plan yapan, çalışan, hayatlarının pahasına risk alan bir düşüncenin-inancın sonuçlarını yaşıyor dünya. 3 Bin yıldır bugünlerin hesabını yaparak gelen bir düşünsel sistem var karşıda. Peki kendini bu yapıdan ayrı gören, hatta hakaret eden, muhalefet yapan kişi-kişiler şimdiye kadar ne ürettiler, yaşama dair, ülkesine, milletine, inancına ne kattılar? Herkes kendine bu soruyu sormalı! Ben dünyadan gidince ne kadar eksilecek dünya? Ne eksilecek? İnsanlığa dair ne ekledim? Diye sormalı kendine… 3 kitap dahi okumayan, gazete ve televizyonlardan fikir toplayıp, bilgi satan bir kişi ne kadar yararlıdır yaşama? Diye sormalı… 

Başbakanın ya da diğer siyasi zeminleri-resimleri okuyamayan insanlar, kendilerine sunulan bilgi kadarı ile düşünüp nara atarlar… 

Muhalefet etmek, hakaret ve saldırganlıkla değil, bilimsel bilgi ile gerçeklik kazanır. Çünkü güç, bilgidir.
Muhalefet, başkasının suçunu arayarak, bekleyerek yapılamaz. Doğru bilgi ile, strateji ile, planlamayla yapılabilir...


Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner5
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV
    sanalbasin.com üyesidir