Home DİN TİPLERİ İÇİNDE KEFARET KURBANI

DİN TİPLERİ İÇİNDE KEFARET KURBANI

Din bilimleri açısından kurban, insanların; tanrıya ya da tanrı adına, birilerine sahip oldukları değerli nesneleri sunmaları ya da takdim etmeleridir. Amaç, kurban nesnesiyle tanrının hoşnutluğunu kazanmaktır.

Kurban fenomeni dünyada geçmişten günümüze kadar gelen din tiplerinin içinde belirgin ritüel tiplerinden biridir. Ancak mahiyet ve şekillerine göre kurban fenomeni, çeşitli dinler içinde farklılık arz etmektedir. Antik dinlerde mabede sunulan ‘’bitkiler’’ kurban vazifesi görürken,  bazı evrensel din tipleri içinde ‘’bitki’’ kurban nesnesi olarak görülmemiştir. Din bilimleri konuyu şekilsel biçimde kanlı ve kansız kurbanlar olarak sınıflandırdığı gibi, mahiyet açısından; teşekkür kurbanları, sakramental (gizemli) kurbanlar, ilk mahsul kurbanları, kefaret kurbanları, adak ve dilek kurbanı, törensel kurbanlar, bitki kurbanları, insan kurbanları, hayvan kurbanları, ölüye refakat kurbanları vb. şeklinde sınıflandırmıştır.

Kefaret kurbanları, herhangi bir dinin müntesibinin, yaratıcının emir ve yasaklarını çiğneyerek suçluluk duygusuyla başvurdukları yöntemlerin en yaygınıdır. Kişi kendi yerine bir hayvanı seçerek kurban eder ve kurban hayvanının, kurban pratiği sırasında çektiği acıyla birlikte günahlarından kurtulduğuna inanır. Kan akıtmak bu kurban biçiminin en tipik özelliklerinden biridir. Özellikle antik Yunan dinlerinde sıkça görülür. Antik düşünceye göre kan; hayatın bizatihi kendisi olarak tasavvur edilir.

Kefaret kurban tipinin en yüceltilmiş biçimi Hıristiyanlıktaki kefaret kurbanı öğretisidir. Öğretiye göre Hz. İsa tüm insanlığın günahlarına kefaret olarak kurban edildiği inancıdır. Yohanna incilinde; ‘’Tanrı oğlu İsa Mesih’in kanı günahlarımızın hepsini temizler’’ şeklinde ifade edilmiştir.

Antik yunan kültüründe ve inanç sistemlerinde de yer tutan kefaret kurban tipi, Atina’da Apollon şenliklerinde karşımıza çıkmaktadır. Cinayet suçlusu bir kimse kurban nesnesi olarak belirlendikten sonra, tüm cemaatin günahları yüklenerek denize atılırdı.

Günlük hayatta sıkça kullandığımız bir deyim olan; ‘’günah keçisi’’ köken itibariyle İsrail oğullarının uyguladığı kefaret kurban tiplerinden biridir. Bu kurban tipinde, İsrail oğullarının tüm günahları, kurban nesnesinde toplanarak, kurban çöle sürülürdü. Ölüme terkedilen kurban nesnesinin ölümüyle birlikte tüm günahların temizlendiğine inanılırdı.

Anadolu halk inançları içinde de benzeri pratikler görülmektedir. Özellikle atlatılmış bir kazadan sonra ve ya art arda gelen talihsizlikler üzerine kan akıtmak suretiyle bu pratik gerçekleştirilmiş ve günümüze kadar süregelmiştir.

Kefaret kurbanının temelinde diğer kurban tiplerinde olduğu gibi ‘’yaratıcıyı hoşnut etme’’ fikri yatar. Daha geniş manada kurban nesnesini belirleyen kurban vekili, bilerek ve ya bilmeyerek işlediği suçlar karşılığında kurbanı sunarak yaratıcıyı teskin etmeyi amaçlayıp; hem yaratıcıyı müşahhaslaştırmıştır, hem de; yaratıcıyla ‘’al gülüm ver gülüm’’ prensibine dayalı diyalogu kurmuştur. Din tipleri içinde sıkça görülen kefaret kurbanları; manevi beklentilerin maddileştirilmiş bir şekli biçiminde, kültür tarihinde yerini almıştır.