Home Turkiye yurt ici yurt disi haber Türkiye’de Yahudi olmak!

Türkiye’de Yahudi olmak!

26
0
blank

Galiba, bu dünyada en zor durumlardan biri
Yahudi bir anne-babadan doğmak.

Binlerce yıldır, ülkelerinden kovulan,
katledilen, acımasızca yurtlarından edilen,
insanların mirasını taşıyorsunuz.

Musa döneminden sonra, kendi aralarındaki kabile savaşlarının ardından,
Asurluların, İsrail Krallığı’nı ele geçirerek, tüm İsraillileri,
canlı kalanlarını sürgün etmesiyle başlıyor,
Yahudi trajedisi.
İlk kez toplu sürgün yaşıyor dünya.
“Muhacir”
 olmak ne demek,
yeni öğreniyor diğer insanlar gibi
Yahudiler-Museviler de…
Babil Kralı da süreç içinde tekrar toparlanan İsrail’e saldırıyor
ve yine katliam, sürgün yaşıyor Yahudiler. 
Büyük İskender sahneye çıkıyor…
Kendilerine yardım eden Pers İmparatorluğunu da ele geçiren
Büyük İskender’in İsrail Krallığı’na da girmesi ve “Helenleştirmesi” sonucunu yaşıyorlar.
Ve… Roma İmparatorluğu en sert biçimde İsrail Krallığı’na savaş açıyor.
Yine büyük katliamlar, kölelik ve sürgün…
Ve bu büyük sürgün sonrasında,
bugün de Yahudiler ile dile getirdiğimiz
“Diaspora” hayatı başlıyor.
Ülkesiz yaşamak
 yani…
Ülkeleri olmayan belirgin bir toplum ve sürgün insanlar…
Ortadoğu’dan tutun Kuzey Amerika’ya, Avrupa’dan Asya’ya kadar,
Yahudiler kendi vatanlarından ayrılmak zorunda kalarak, dağılmışlar.
Ve bu ülkelerde de ayırımcılık, baskı, soykırım gibi birçok harekete maruz kalmışlar.
Açlık, yoksulluk ve “3.sınıf insan” muamelesi ile yaşamışlar.ÇOLUK ÇOCUK
MİLYONLARCA
KADIN İŞKENCE İLE
ÖLDÜRÜLÜYOR

 

Neredeyse 3 bin yıldır Yahudi olarak doğan
her çocuk bu süreci yaşamış.
Bir de son yüzyılın büyük katliamı var ki;
1,5 milyonu çocuk olmak üzere,
resmi kayıtlara göre, tam 6 milyon Yahudi katledilmiş.
Bu katliamın adı: HOLOKOST
‘Nazi Almanyası’nda 1933’de başlayan
Yahudi-Musevi
 “avı” insanlık sürecinde
en belirgin “kara iz” bırakan,
soykırım
 olarak tarihe geçmiş, en trajik olaydır.

30-40 kişilik bir toplu ölümde ülkeler ayağa kalkarlar.
Yas ilan ederler.
Toplu gösteriler yaparlar.
1,5 milyon çocuk!
Bıyıkları terlememiş,
silahı oyuncak olarak algılayan erkek çocuklarını,
bebekleriyle oynamaya çalışan kız çocuklarını,
gaz odalarında yakan,
sabun yapan
 bir anlayışa-davranışa maruz kalan,
bir toplumdan bahsetmeye çalışıyorum.
2 Milyon kadın, sadece
Yahudi-Musevi olduğu için
işkence ile öldürüldü.
Anne olan yüz binlerce Yahudi kadın,
-5 derecede çırılçıplak soyularak, soğuktan ve korkudan tir tir titreyerek,
kendilerini “efendileri” ilan eden adamların karşısında,
işçi olma bahanesi ile “sağlıklı olup olmadığı” araştırması yapılan,
bir toplumdan bahsediyorum.
(Benim anneme karşı yapılacak bu davranışın karşısında, nasıl düşüneceğime karar bile veremiyorum.)

Hala, bugün, bu insanları inançlarından dolayı,
sadece atalarından getirdikleri kültürel mirası taşımalarından dolayı,
Yahudi düşmanlığı yapan insanlar var.
İsrail’in yaptıkları ile
hayata sevgiyle bakan
Yahudileri-Musevileri, aynı gören insanlar var. 
İsrail, bahsettiğim katliamlardan çıkmış bir siyasal toplum olarak,
galiba bu içgüdü ile akıl almaz saldırılarda bulunup,
özellikle Filistinlilere karşı neredeyse,
kendilerinin maruz kaldığı “Soykırım” uygulamasını,
üzüntü ile izlemek durumunda kalıyoruz.
İsrail
, kendi varlığını sürdürebilmek adına
galiba,
her türlü metodu uyguluyor.
Bu demek, Yahudiler “kötüdür” demek değildir.
İsrail, siyasal bir organizasyondur, devlettir.
Yahudiler ise, ister bu organizasyonda yaşasınlar
ister diaspora da olsunlar, bu suçlamaların karşılığı değiller. 
Nasıl ki, Türkiye’de yapılan, yolsuzluklar, katliamlar, adaletsizlikler beni,
bir Türk olarak, sorumluluk altına almıyorsa, almaması gerekiyorsa;
bir Yahudi’yi de, İsrail’in yaptıkları, sorumluluk altına almaz, alamaz.

Antisemitizm bir ırkçılıktır ve insanlık dışıdır.

Özellikle, Yahudi karşıtlığı, Antisemitist yaklaşım,
kalıplı, siyasal bir algı yönetimiyle verilen,
ırkçı ve din
 temelli bir anlayıştan kaynaklanıyor.
Türkiye’de, kendi çevreme dahi sorsam, birkaç kişi hariç,
Yahudileri seviyorum” diyemez, demez.
Neden? diye sorduğumda ise verilecek cevap çok nettir:
“İsrail, Filistinlileri öldürüyor, katlediyor” 

Bu ülkede de “Yahudi-Musevi” olmak gerçekten zor.

Ben bazen, çoğu zaman empati yaparım.
Kendimi başkasının yerine koyarım.
Terk ettiğim sevgililerimin yerine de koymuştum kendimi.
Ve gerçekten içim acımıştı.
Bir daha, kolay bir sevgililik süreci yaşamayacağıma dair, söz vermiştim.
Ve sözümde de devam ediyorum.

“Türkiye’de Yahudi olmak nasıl bir şeydir” diye de düşündüm.
Neredeyse her gün, başka bir devletin yaptıkları yüzünden, küfür yiyorsunuz.
Bir konuşma duyacaksınız ama dahil olamayacaksınız.
Sizin hakkınızda yalan-yanlış bilgiler savuran kişiye karşı
“gık” diyemeyeceksiniz.

Çünkü kendi ülkeniz gibi gördüğünüz yerde,
aslında yabancı olduğunuzu hissedeceksiniz.
Özgürce
 anlatamayacaksınız düşündüklerinizi.
Bir gün sizi, Camiye davet edecekler ama siz söyleyemeyeceksiniz.
Yüzünüz kızaracak, nasıl davranacağınızı düşünmekten.
Hangi insanın, ne kadar evrensel düşünüp, düşünmediğini
kestiremediğinizden dolayı,
her gün bu tür manevi baskılarla yaşayacaksınız.
Restorana girdiğinizde birinin sizin soyunuza, inancınıza küfür ettiğini,
saygısızlık ettiğini duyacaksınız ama yutkunmayı öğreneceksiniz.
Her gün birileri internet başından, hakaret edecek
ve siz onlara, saygıyla davranacaksınız.
Hayatında, yarım yamalak ders kitaplarından başka, kalıpsız, dayatmasız,
özgür düşünebileceği tek bir kitap dahi okumayanların,
eğitimsiz, cahil insanların karşısında, sessizliği öğreneceksiniz.
Yaşaması olası, birçok örnek olabilir, düşünülebilir ama
buraya yazarken bile sinirlerim bozuluyor.
Bir Yahudi-Musevi gibi yaşamayı,
empati yaparken dahi, zorlanıyorum.

Bu, insanlara, Yahudilere ve kime yapılırsa yapılsın eziyettir, işkencedir.
Ben Türk Vatandaşı olarak,
Yahudilere-Musevilere karşı, antisemitist yaklaşımları kınıyorum.
Ben Yahudileri seviyorum
.
Tüm insanlığı, canlılığı, cansızlığı sevdiğim gibi…
Not: 
1-Lütfen, özellikle “Holokost” sözcüğünü internette aratın ve “Wikipedia”dan, boş bir zamanınızda, detaylı okuyun. 
2- “Schindler’in Listesi” isimli filmi, Türkçe dublaj olarak izleyin.
Previous articleMuratpaşa’da 2012’ye merhaba eğlencesi
Next articleBaşkan Sözen’den emektar tiyatrocuya plaket