Home Gundem Yıldıray Sapan “Türkiye uyuşturucu batağında”

Yıldıray Sapan “Türkiye uyuşturucu batağında”

190
0

CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, yıkıcı etkileri her geçen gün artan uyuşturucu sorununun genç kuşakla birlikte tüm ülkeyi felakete sürüklediğini belirtti. İktidarı gerektiği kadar duyarlı olmamakla eleştiren, alınan önlemlerin yetersizliğine dikkat çeken Sapan, “Soruna siyaset üstü yaklaşarak toplumsal seferberlik ilan edip elbirliği içinde çözüm bulmamız gerekiyor” dedi.

Tehdide dikkat çekmek için, iki yıl önce seçim bölgesi Antalya’da sokaktan temin ettiği uyuşturucu maddelerle TBMM’de basın toplantısı yapan, geçtiğimiz günlerde de meclis araştırması için önerge veren Yıldıray Sapan, durumun giderek daha vahim bir hal aldığını söyledi. Geçmişte uyuşturucunun transit yolu olarak bilinen Türkiye’nin, artık pazar haline geldiğini belirten Sapan, “Başta İstanbul ve Antalya olmak üzere hemen hemen tüm kentlerimizde uyuşturucu kullanımı artmaktadır. Öyle ki İstanbul’da, Antalya’da mahalle sakinleri, ‘artık yeter’ diyerek sokakları teslim alan uyuşturucu çetelerine karşı devleti göreve çağırmaktadırlar. Her gün bir başka yöreden uyuşturucu satıcılarına karşı yurttaşların tepkisel çığlıklarını duyuyoruz. Özellikle ‘Bonzai’ denilen çok ucuz ama çok tehlikeli sentetik uyuşturucu sokaklarda leblebi gibi satılır hale gelmesine karşı önlem alınmasını istiyorlar” dedi.

Hepimizin çocuğu tehdit altında

Uyuşturucuya başlama yaşının giderek düştüğünü, ekonomik ve sosyal statüsü ne olursa olsun her ailenin çocuklarının risk altında olduğuna dikkat çeken Sapan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hiç kimsenin,‘benim çocuğumun uyuşturucu ile yolu kesişmez’ deme rahatlığı kalmamıştır. Türkiye’yi büyük bir pazar yapmak isteyen zehir tacirleri çocukları uyuşturucuya alıştırmak için her yolu denemektedir. Özellikle sömestr ya da dönem sonu tatillerinde öğrencilere yönelik düzenlenen partiler, arkadaş toplantıları bile çocukların uyuşturucu ile buluşması için kullanılmaktadır. Zehir satıcılarının ayrıca sosyal medyadan da yararlandıkları görülmektedir. Bu tür etkinliklerde gençlerin ve çocukların ilk sigara ve uyuşturucu maddelerle tanışması sağlanmaktadır. Yapılan araştırmalarda ergenlik çağındaki çocukların, ‘bir kereden bir şey olmaz’ söylemi ve grup psikolojinin etkisi ile uyuşturucu ile tanıştırıldığı, alışkanlığın edinilmesinin ardından devreye torbacı denilen sokak satıcılarının girdiği görülmektedir.”

Uyuşturucu ile mücadelede ilk görevin ailelere, ebeveynlere düştüğünü söyleyen Yıldıray Sapan, “Anne ve babaların çocukları ile iletişimi artırıp dikkatli şekilde izlemeleri, onların arkadaş gruplarını da mercek altına almaları önem arz ediyor”dedi.Rakamlar facianın boyutunu gösteriyor
Yıldıray Sapan, güvenlik güçlerinin yakaladığı şüpheli sayısındaki patlamanın Türkiye’nin uyuşturucu batağına saplandığını açık şekilde gözler önüne serdiğini ifade etti. Türkiye’de, 2005 yılında madde kullanımından gözaltına alınanların sayısı 4 bin125 iken, 2012’de aynı durumdan 130 bin 49 şüphelinin yakalandığına işaret eden Sapan,“Türkiye o hale gelmiştir ki, uyuşturucu tedavisi yapan kuruluşlarda yer bulmak için aileler torpil aramaktadır. 13 ilimizdeki 22 madde bağımlılığı tedavi merkezi artık çok yetersiz kalmaktadır. Merkez sayısı ile yatak kapasitesinin ivedilikle artırılması gerekmektedir. Çünkü bu merkezlerde uyuşturucu ve madde bağımlılığından yatarak tedavi gören hasta sayısı 2011 yılında 2 bin 117 iken 2012 yılında yaklaşık yüzde 123’lük bir artışla 4 bin 720 olmuştur. Bununla birlikte, 2011 yılında ülkemizde 105 ‘doğrudan madde bağımlı ölüm’ olayı meydana gelirken, bir yıl sonra 2012 yılında bu oran yüzde 54,3 artış göstererek 162’ye yükselmiştir. Bunlar resmi bilgilerdir. Gerçek rakamların bunun çok üstünde olduğu tahmin edilmektedir. Sadece bu sayılar ve oranlar bile, ülkemizdeki uyuşturucu kullanımının ne derece tehlikeli boyutlara geldiğinin bir göstergesidir”diye konuştu.Medyaya duyarlılık çağrısı

Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, uyuşturucu ve madde bağımlılığının önlenebilmesi için her kesime önemli görevler düştüğünü söyledi. Yazılı ve görsel medyanın konuya daha fazla duyarlılık göstermesinin önemine değinen Sapan, “Medyanın desteği ile öncelikle toplumda yaratılmak istenen, ‘bağımlılar tedavi edilemez’ algısı yıkılmalıdır” dedikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ne yazık ki kullanıcılarla aileleri arasında, ‘bu hastalığın tedavisi olmadığı’ yolunda bir kanı giderek yerleşmektedir. Tam aksine, ‘uyuşturucu ve yasaklı madde’ kullanan kişilerin tedavi olabileceği bilinci zihinlere kazınmalıdır. Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde uyuşturucu maddeyi bırakma oranı çok yüksektir. Toplumun doğru bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi için medyanın buradaki rolü çok önemlidir.”
AKP, uyuşturucu ile mücadelede başarısız

AKP’nin ülkeyi yönettiği 12 yıllık dönemde Türkiye’nin uyuşturucuda transit geçiş yolundan pazar haline dönüşmesinin vahim bir durum olduğunu ifade eden Yıldıray Sapan, iktidarın durumun vehametini anlayamamakla suçladı. İktidarın yıllarca, “önemli bir şey yokmuş” gibi davranarak bataklığın büyümesini seyrettiğini belirten Sapan şöyle devam etti:

“Ne acıdır ki Türkiye, AKP iktidarı döneminde zehir tacirlerinin cirolarını kat kat artırdığı, giderek büyüyen pazar oldu. Türkiye, bu dönemde tam anlamı ile uyuşturucu bataklığına saplandı. Durum her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Uyuşturucu batağı her gün yeni gençleri yutuyor, aileleri perişan ediyor. 

Uyuşturucu kullanımı ve ticaretine karşı, hukuk sistemimizde yer alan müeyyidelerin yetersiz olduğunu görüp TBMM’ye 25.04.2012 tarihinde verdiğimiz kanun teklifi, iki yıl sonra siyasi iktidar tarafından dikkate alınabildi. 18.06.2014 yılında Meclis’te kabul edilerek kanunlaştı ve cezai müeyyideler artırıldı. Ne yazık ki bunun da uyuşturucu ticaretini önlemede çok etkili olduğu söylenemez. Artan tehdide karşı, Türkiye’nin düştüğü uyuşturucu batağından kurtulması, geleceğimizin teminatı çocuklarımızı korumak için toplumsal seferberlik ilan etmek durumundayız. Başta AKP iktidarı olmak üzere herkes üzerine düşen görevi yapmak zorundadır. Önerdiğimiz meclis araştırması da bu kapsamdadır.”